Yazar 26 Haziran 2011 Gez-Gör, Hayat İşte Blog, Slide | Yorum Yok

Galata Kulesi

Bu yakınlarda Galata Kulesi’ne gittim ve hemen gördüğüm, duyduğum, okuduğum ne varsa paylaşmak istedim.Efsaneleri çeşit çeşit olan kulenin sanırım sırrı merdivenlerinde..Bir rivayete göre evlenecek çift o kuleye çıkarmış ve eğer kızın eşi merdivenleri çıkma sabrını gösterirse sınavı geçmiş sayılırmış.Bir diğer söylenti de ilk kez çıkan iki sevgilinin evlenecekleri anlamına gelmesiymiş.İkinci rivayeti gerçekleştirmek sanırım tek çözüm çünkü katlar eskiden ziyaretçilere açıkmış  şimdi ise bu mümkün değil.Asansörle ilk kattan 7. kata oradan da en üst kata merdivenle geçiş sağlanmış.

Bu söylentileri bırakıp manzarasından bahsetmek gerekirse işte o zaman slaytlarımız devreye girse sanırım daha açıklayıcı olur:) O  muhteşem rüzgarı,güneşin tatlı sıcağını en yakında hissetmek,İstanbul’u tepeden izlemenin keyfi ise malesef  ne söze ne de slaytlara sığar.İstanbul’u gezmek için çok az vaktiniz varsa Galata Kulesinin gidilebilecek en mantıklı yer olduğunu unutmayın.Çünkü İstanbul’un büyük bir kısmını hiç zorlanmadan panorama sayesinde görmüş oluyorsunuz.

Ayrıca kafe,restorant,gece kulubü seçenekleriyle de özel zamanlar için hoş organizasyonlara ev sahipliği yapmaya çok uygun.sadece ziyaret içinse biletler 5 TL.Gitmeyenler için bir kez de ben tavsiye edebilirim.Mutlaka gidin.Tabi ilk kez gideceklerin bahsettiğim rivayetleri de anımsamalarında fayda var:)

 

Tarihçesini ise şöyle anlatmak mümkün:

Dünyanın en eski kulelerinden biri olan Galata Kulesi Bizans İmparatoru Anastasius Oilozus tarafından  528  yılında fener kulesi olarak ahşaptan inşa ettirilmiş,  1348  yılında Cenevizliler tarafından Christea Turris (İsa Kulesi) adıyla yığma taştan yeniden yapılmıştır. 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethiyle birlikte Osmanlı İmpratorlugu!nun yönetimine geçen imparatorluğun en parlak ve en bunalımlı dönemlerine tanıklık etmiştir.

II. Beyazid’ın hükümdarlığı zamanında yaşanan büyük depremde hasar gören kule 1510 yılında Mimar Murad Bin Hayreddin tarafından onarılmıştır.Daha önceleri savunma amacıyla kullanılan Galata Kulesi müneccim Takiyıddin tarafından rasathane olarak kullanılmıştır.Bu rasathane 1579’da kapatılmış ve kule kasımpaşa tershanelerinde çalıştırılan ve forsa adı verilen savaş esiri hrıistiyanların barınağı olmuştur.

IV. Murat (1612- 1640) zamanında Hazarfen Ahmet  Çelebi hazırladığı kanatlarla, tarihteki ilk uçuşu gerçekleştirmiştir.Galata Kulesi’nden havalanan Hazarfen Ahmet  Çelebi İstanbul Boğazı’nın karşı kıyısında, yaklaşık 6 kilometre uzaklıktaki Üsküdar semtine dek uçmayı başarmıştır.Padişah tarafından ödüllendirilen bilim adamı, daha sonra tehlikeli bulunarak Cezayir’e sürülmüştür.

1714 yılında itfaiye teşkilatının kurulmasıyla, Galata Kulesi’ ne yepyeni bir görev verilmiştir.Kuleye yerleştirilen gözcüler şehirde çıkan yangınları gözleyerek  İstanbul’u tehdit eden bu sinsi düşman ile amansız bir mücadeleye girişmiştir.Ancak 1794’te yıllarca tüm şehri tüm şehri uyardığı yangınlardan birinin kurbanı olmuştur.Kulenin kurşun ve ahşaptan oluşan çatısı, odalar ve merdivenler tamamen yanmıştır.1831 yılında geçirdiği bir başka yangında kule büyük hasar görmüştür.Bu dönemdeki onarımla Galata Kulesi’ne yeni bir kurşun külah giydirilmiştir.

Galata Kulesi’nin görünümü tarih boyunca birçok değişikliğe uğramıştır.Bu değişikliklerden en büyüğü 1864 yılındaki imar çalışmalarında yaşanmıştır. Kulenin avlusu ve kıyıya inen sur duvarları yıkılmış çevresindeki hendekler de doldurulmuştur.Galata Kulesi 1967 yılında 3 yıllık bir restorasyonun ardından, II.Mahmut dönemindeki görüntüsüne kavuşmuştur.

Galata Kulesi’nin  iç çapı zeminde 8.95, dış çapı 16,45 metredir.Duvar kalınlığı temelde 3.75 metre, en üst katta ise 20 santimetredir.4. kattan sonra, Osmanlı çağı yapımı olduğunu gösteren biçimde mazgallar ve 5.katta top namlularının yerleştirildiği yuvalar vardır.Kulenin yüksekliği 66.90 metredir.7. ve 8. katların her birinde 14 pencere yer almaktadır.

Galata Kulesi dünyanın ziyaretçi kabul edilen en eski kulesidir.Bugün bile İstanbul’un en yüksek yapılarından biridir.Tüm ihtişamıyla şehrin üzerinde yükselmekte, İstanbul’un tarihine tanıklık etmeye devam etmektedir.

 

 

 

 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir